Fatoş’un Fendi Tayfur’u Yendi (1964)

Filmde, eğlenceye, kabadayılığa ve kadınlara düşkün Tayfur’un maceraları anlatılır. Tayfur, Adana’da bulunan babasının İstanbul’daki şirketini idare etmektedir. Babası bir gün işleri kontrol etmek için İstanbul’a çıkagelir. Tayfur’un haytalıklarını görünce eski bir arkadaşının kızı Fatoş ile Tayfur’u evlendirmek ister. Ancak Fatoş çapkınlıkta ve kurnazlıkta Tayfur’u bile geride bırakır.

Fatoş’un Bebekleri (1962)

suat çok kıskanç bir kocadır.fatoşu canından bezdirir.dışarı çıkmasına bir yere gitmesine bile izin vermez.bir gün suat iş için şehir dışına çıknca fatoş arkadaşı izzet ile yemege gider ama lokantanın sahibi suatı tanıyordur ve haber varir.bunun üstüne evi terkeden suatı karısı fatoş hamileyim yalanıyla eve çagırır.ama ortada bebek falan yoktur.ve aramaya başlarlar.suat ise eve geldiginde bir degil üç bebekle karşılaşacaktır.

Fatoş Talihsiz Yavru (1970)

Filmde, küçük bir çocuğun hayatta kalma mücadelesi anlatılır. Küçük Fatoş’un babası o çok küçükken ölmüştür. Annesi, kendisine ve çocuğuna bakabilmek için Turgut’la evlenmiştir. Turgut zalim bir adamdır. Hasta kadını ve çocuğunu çalıştırıp varlarını yoklarını ellerinden almaktadır. Sokakta Gariban’la tanışan Fatoş, onunla birlikte şeker satmaya başlar. Ancak annesi çok hastadır. Turgut’un kötü muamelesi kadının hastalığını iyice artırmıştır. Evden kovulduklarında sokakta kalmışlardır. Anne kız yalnızlardır artık. Gariban’dan başka kimseleri yoktur.

Tantana Kardeşler (1976)

Film, şifreli bir adreste saklanmış olan para dolu çantaya ulaşmaya çalışan iki kardeşin maceralarını konu edinir. İlhan ve kardeşi işportacılık yaparak geçinen iki fakir gençtir. Günün birinde İlhan’a bir mektup gelir. Mektupta, İlhan’ın babasının vefat ettiği ve kendisine yüklü miktarda miras kaldığı yazmaktadır. İlhan ve kardeşi parayı almak için yola çıkar. Yolculukları sırasında kaza yapan bir araca denk gelirler. Aracın sürücüsü, bir adres vererek bu adreste bulunan on milyon lirayı almalarını ister. Ancak bu bilgiyi olay yerinde bulunan bir veznedar ve sevgilisi de adresi öğrenir. Öte yandan işin içinde mafya da vardır.

Adını Anmayacağım (1971)

Gül (Hülya Koçyiğit), ünlü bir şarkıcı iken hukukçu, genç ve yakışıklı bir yedek subay olan Engin'le (Cüneyt Arkın) evlenip evinin kadını olmuştur. Çıkan savaş nedeniyle Kore'ye giden Engin'in orada şehit olduğu haberi bir kız çocuğu doğuran Gül'ü perişan eder. Bir süre sonra kemancısı Cemil'in (Cihangir Gaffari) ısrarıyla tekrar sahneye çıkan Gül, gün geçtikçe daha çok içmeye başlamıştır. Cemil gizli duygular beslediği Gül'ün içkisine ilaç koyarak evine götürüp ona sahip olmak ister. Çantasını bırakıp kaçtığı evde Gül öldü sandığı Engin'le karşılaşır. Tam mutluluğa yeniden kavuştuklarını sandığı anda Cemil'in tacizleri buna engel olur...

Bahriyeli Ahmet (1963)

Ahmet hapisten yeni çıkmıştır . Mahalleli onu beklemektedir . Başta onu seven Gül ( S.Sar ) ile kızı Ayla'dır ( P.Şenol ) . Hapisteyken kızına Gül bakmıştır. Birbirlerini severler , evlenmeyede karar verirler. Fakat iki engel vardır önlerinde. biri Gül'ün belalısı Hasan ( Ö.Serengil ) diğeri ise Ahmet'e kancayı takan şarkıcı Necla (A.Tanju ). Ahmet bu engelleri bedelini ağır ödeyerek aşar , çıktığı yere tekrar dönerek. Mutluluğu tadamazlar ,kader bir kere mani olmuştur birleşmelerine artık.