Genç Frankenstein – Young Frankenstein (1974)

Frederick Frankenstein, Amerika’da nöroloji alanında çalışmalar yapan genç ve azimli bir doktordur. Mesleğine ve pozitivizme aşık Frederick’in hayattaki en büyük trajedisi, ölülerle yaptığı deneyler yüzünden büyük ve kötü bir şöhrete sahip Baron Frankenstein’ın torunu olmasıdır. Büyük dedesinin çalışmalarını biilimdışı gören ve bu çalışmalarla ilgili tüm bağlarını koparmak isteyen doktorun hayatı, Avrupa’dan gelen egzantrik bir avukatın kendisini görmesiyle baştan aşağı değişecektir. Avukatın bilgilendirdiği üzere, Frederick’e büyük dedesinin şatosu miras kalmıştır ve acilen anavatanı Transilvanya’ya gitmesi gerekmektedir. Aile mirasını ziyarete giden Frederick, Frankenstein’ın şatosunda uçarı kambur Igor ve güzel asistan Inga ile tanışır. Frederick, Igor ve Inga; kısa zamanda Baron Frankenstein’ın gizli çalışmalarına ulaşacak ve tarihin en ünlü deli biliminsanının deneyini yinelemeye çalışacaklardır...

Tarih Öncesi Topraklarda – The Land Before Time (1988)

Beş yetim dinazor, yıkıntıya dönmüş dünyalarında,hayatta kalabilmek için, ailelerini kaybetmenin yasını bir kenara bırakıp birlik olurlar. Birbirinden şirin dinazorcuklar, tarih öncesi çağın bu zalim coğrafyasında ne yapacaklardır ? Çocuklar kadar, büyüklerin de izlemesi gereken bir ölüm-kalım hikayesi.



Bir Tutam Aşk – Just Add Romance (2019)

Bir tutam aşk filmi Gill Callahan adındaki bir itfaiyecinin bulunduğu romantik bir filmdir. Gill, çok başarılı bir itfaiye memurudur. Ancak bir görev sırasında yaşadığı trajedik olay neticesinde işine odaklanamaz ve emekli olmak zorunda kalır. Bir süre kendi halinde kalan Gill, daha sonra arkadaşlarının da destek vermesi ile birlikte yeniden ayağa kalkmış ve kendisine bir restoran açmıştır. Ancak işin kötü yanı şu ki restorandı açtığı bölgede daha öncede n de bir restoran bulunuyordu ve aşçısı oldukça başarılı, elit biriydi. Sara Westbrook adındaki bu kadın bir Fransız restoranı işletmektedir. Hal böyle olunca iki rakip birbiri ile çatışmaya başlar. Bu çatışma daha sonra farklı boyutlara ulaşarak yakınlaşmalarına neden olur.



Mumya – The Mummy (1932)

1921 senesinde Mısır’da geçen filmde İngiliz arkeologlar eski Mısır prensi Imhotep’in 3700 yıllık mumyasını bulurlar. Mezarda eski Mısır''ın bilgelik ve yazı tanrısı Thoth’a ait belgeler de bulunur. Genç bir arkeolog büyük bir hata yaparak belgede yazanları yüksek sesle okur ve mumya tekrar hayata döner. 10 yıl sonra Sir Joseph oğlu Frank’le bölgeye geri döner. Keşif grubunun içinde gizemli Mısırlı Ardath Bay’de vardır. Ardath Bay eski aşkının mezarını bulabilmek için keşif grubuna katılmış olan Mumya’dır. Eski aşkını hayata döndürmek için tüm güçlerini kullanmaya hazırdır.



İstanbul’un Gözü – The Eye of Istanbul (2015)

THE EYE OF ISTANBUL tells the story of Ara Guler, the legendary Armenian-Turkish photographer, through a culmination of his retrospective exhibition in Istanbul. As Ara selects his photographs, the stories behind his most iconic images spring to life. At 87, Ara is a complex and unforgettable character; he is still sharp, irreverent, funny and philosophical. Although he is mostly recognized for his black and white photographs of Istanbul, he has enjoyed an international career, which has spanned over sixty years and has generated more than 1 million photographs. Ara's artistic process, his resourcefulness and fearlessness are revealed through a non-linear narrative in the film. Ara is revered in his homeland, however, the question remains as to what will happen to his archives, which are deemed to be a national heritage and a global treasure.