Muhteşem Muhafızlar – Magnificent Bodyguards (1978)

Chan is asked by a young, wealthy lady to take her sick brother to a particular doctor in order to be cured. To reach this doctor, Chan and a handful of travelling companions must pass through bandit-infested wild country. They meet and kung-fu-fight several gangs of thugs along the way.

Yağmuru Kim Duurdurdu – Who’ll Stop the Rain (1978)

John ve Ray Vietnam`dan döndükten sonra uyuşturucu kaçakçılığına başlamışlardır.Fakat son teslimat sırasında işler ters gider.John hedef konumuna gelmiştir ve aileside kendisi gibi tehlikededir.Kendilerine Ray yardım etmeye çalışacaktır.



Beden Kemiricilerin İstilası – Invasion Of The Body Snatchers (1978)

San Fransisco’da gökyüzünden yağan sporlar birbirinden güzel çiçekler açmasına sebep olur. Bunlardan birini incelemek için eve getiren araştırmacı Elizabeth Driscoll, bir süre sonra erkek arkadaşının tuhaf davranışlarından rahatsız olur. Soğuk ve mesafeli davranmaya başlayan Geoffrey’deki değişim karşısında dehşete kapılarak Sağlık Bakanlığı’ndaki iş arkadaşı Matthew Bennel’den yardım ister.
Aslında sporların, uzaydan gelen, kurbanlarını uykuda avlayarak bedenlerini kopyalayan yarı bitkisel istilacılar olduğu ortaya çıkar. Elizabeth ve Matthew, arkadaşları Jack ve Nancy’nin de yardımıyla, giderek herkesin birer “kopya”ya dönüştüğü şehirde, umutsuz bir savaşa girişirler.


Taşı Toprağı Altın Şehir (1978)

Ökkeş Uyanık (Levent Kırca), eşi Fatma (Ayşegül Atik), oğlu Mehmet ve kardeşi Cemal ile köyde yaşamaktadır. Yıllarca birikim yapıp, İstanbul’da kendilerine bir traktör alırlar ve taksit parasını biriktirmek için çalışmaya başlarlar. Ökkeş, İdris’in (Hüseyin Baradan) yanında hamallık yapar. Fatma bir bar kadınının evinde hizmetçidir. Okula yazdıramadıkları Mehmet kahveye çırak olur. Cemal inşaatta çalışır. Fatma’nın patronu ona şehir kıyafetleri alır. Ökkeş bundan hoşlanmaz. Mehmet daha fazla para kazanmak için gizlice kaçak sigara satmaya başlar. Cemal ise patronunun gözüne girmiş, en iyi adamı olmuştur. Biriktirdikleri parayla traktörü almaya giderler. Ama zam gelmiş ve daha da borçlanmışlardır. Tekrar birikim yapmaları gerekir. Bu arada Ökkeş işten atılır. Meyva satmaya başlar. Mehmet sigara satarken yakalanır. Ökkeş oğlunu zorla karakoldan kurtarır. Fatma’yı ise patronu bara götürmüş, genç kadın sarkıntılıktan güç kurtulmuştur. Cemal’in patronu ise kaçakçıdır ve polis baskınında Cemal ölür. Mehmet arkadaşını bıçaklayıp hapse düşer. Tüm bu olumsuz ortama karşın Ökkeş traktörünü alır. Trafik şubesinden çıktığında traktörün çalındığını görür. Eve döndüğünde Fatma’nın yabancı bir adamla gidişine tanık olur. Ailede bir tek Ökkeş bozulmadan kalmış ama, İstanbul’un hiç de sandığı gibi taşı toprağı altın bir kent olmadığını acı bir şekilde anlamıştır…