Dream Horse (2020)

Küçük bir kasabada yaşayan Jan Vokes, geçimini gündüzleri markette çalışıp akşamları barmaidlik yaparak sağlar. Jan hiç tecrübesi olmamasına rağmen bir atı yarışlara hazırlamaya karar verir. Dream adında bir atı yarışlara hazırlamak isteyen Jan, bunun için yakınlarını ve komşularını maddi açıdan destek olmak için ikna eder. İnsanların at yetiştirmekte tecrübesi olmayan Jan’in bu işi başaracağına inancı pek yoktur. Ancak Dream, kısa sürede katıldığı yarışlardan beklenmedik başarılar kazanır. Artık ulusal yarışlara katılmak için hazırlanan Dream ve Jan, bunun üstesinden gelmek için zorlu bir mücadeleye girişir.

Foxcatcher Takımı – Foxcatcher (2014)

Mark Schultz ve kardeşi Dave Schultz dünya ve Olimpiyat şampiyonu ABD'li güreşçilerdir. Üstelik aynı Olimpiyat oyunlarında altın madalyayı beraber alan ilk kardeş çifttirler. Günün birinde çok zengin bir iş adamı olan John du Pont 1988 Seul Olimpiyatları için onların sponsorluğunu üstlenir. Bu olay Mark'ın ilk başta hoşuna gitse de sonrasında hiç beklemediği sonuçlar doğuracaktır.

Audrey (2020)

Film, moda ve Hollywood'un en büyük yıldızlarından biri olan Audrey Hepburn’ün hayatına odaklanıyor. 24 yaşında ilk Akademi Ödülünü kazanan ve dünyanın en büyük kültürel ikonlarından biri olan Audrey Hepburn’ün hayatının bilinmeyenlerinin gözler önüne serildiği filmde, onu yakından tanıyanlarla yapılan röportajlara yer veriliyor.

Percy (2020)

70 yaşındaki Percy Schmeiser, küçük bir kasabada çiftçilik yapmaktadır. Percy, bir gün mahsullerinde GDO bulur ve bu duruma neden olan büyük bir holdinge meydan okur. Şirketin iş uygulamalarına karşı çıkarken aynı zamanda kendisi gibi savaş veren binlerce çiftçiyi de temsil ettiğini fark eder. Percy bir anda çiftçilerin haklarını ve dünyanın gıda tedarikini şirket açgözlülüğüne karşı korumak için savaşan bir halk kahramanı haline gelir

Georgetown (2019)

Eksantrik bir adam olan Ulrich Mott, kendisinden yaşça büyük ve oldukça zengin bir dul olan Elsa Brecht'i baştan çıkararak kendisi ile evlenmeye ikna eder. Bu sayede Ulrich çok geçmeden sosyetenin aranan isimlerinden biri olur. Ancak karısının ölümü üzerine yapılan polis soruşturması büyük bir aldatmacayı ortaya çıkarır ve Ulrich'in aslında göründüğü gibi biri olmadığından şüphelenilmeye başlanır.

Kan Kardeşler: Malcolm X ve Muhammed Ali – Blood Brothers: Malcolm X & Muhammad Ali (2021)

Şans eseri başlayan dostlukları trajik şekilde sona eren Malcolm X ile Muhammed Ali arasındaki olağanüstü bağ, güvensizlik ve değişen ideallerin ağırlığına yenik düşer.

Kraliçe Elizabeth – Elizabeth (1998)

Katolik kraliçe Mary ölür ve tahta pek istenmese de protestan olan ve öldürmeye kıyamadığı kardeşi Elizabeth geçer. Elizabeth in önünde uzun ve bolca dikenli bir yol vardır. etrafında hem destekçileri hem de her fırsatta katolik egemenliği geri getirmeye çalışan insanlar vardır. bunun yanında evlenmesi ve kendisinden sonra tahta geçmesi gereken bir vasil bırakmak zorundadır. Tüm bu zorlukların arasında elizabeth in ingiltereyi nasıl yöneteceği ise tam bir muammadır

John DeLorean Hikayesi – Framing John DeLorean (2019)

Canlandırılmış sahnelerin arasına serpiştirilmiş bir belgesel olan John DeLorean'ın bu portresi, parlak ama trajik bir şekilde kusurlu otomobil üreticisinin şöhrete yükselişini ve şok edici düşüşü anlatıyor.

İspiyoncu! – The Informant! (2009)

The Informant 1990'ların başında yaşanan ilginç bir ajanlık hikayesini seyircisine yansıtacak. Bir şirkette üst düzey olarak çalışan müdür şirketinin müşterilerini dolandırdığını FBI'a bildirir ve kendi isteğiyle ajanlık yapmaya başlar fakat çaylak ajanın hastalıklı yapısı başını derde sokmasına neden olur.

Yenilmez – Invictus (2009)

Dört kez Oscar ödülü kazanan Clint Eastwood (“Million Dollar Baby”/“Milyonluk Bebek”, Unforgiven/Affedilmeyen) tarafından yönetilen Yenilmez (Invinctus), Nelson Mandela’nın (Morgan Freeman) ülkesinde birliği ve beraberliği sağlamak için Güney Afrika rugby takımı "Springboks" kaptanıyla (Matt Damon) yaptığı işbirliğinin ilham verici hikayesini anlatıyor. Yeni seçilen Nelson Mandela, milletinin ırk ve ekonomik nedenlerden dolayı ayrımcılığa uğradığını bilmektedir. Mandela sporun uluslararası dili sayesinde insanları birleştireceğine inandığı için, 1995 Dünya Kupası’nda inanılması güç bir çıkış yapan Güney Afrika rugby takımını destekler.