Bizi Ayıran Nehir – A River Runs Through It (1992)

Robert Redford'un yönettiği 'A River Runs Through It' Norman Maclean'ın kitabından uyarlanmış. Montana'da büyüyen iki çocuğu anlatan filmde Norman (Craig Sheffer) ve Paul'ün (Brad Pitt) doğayla çevrelenmiş bu uygarlıktan uzak bölgede yaşadığı zorlukları izliyoruz. Paul, babası Maclean'e (Tom Skerrit) karşı asi davranışlar içinde, oysa Norman çok daha uysal bir yapıya sahip. İkisini birleştiren en önemli şey ise balık tutmak.



Saklı – Cache (2005)

Georges, televizyona edebiyat programı hazırlayan, karısıyla birlikte son derece huzurlu bir yaşamı olan bir entelektüeldir.Günün birinde kimden ve nereden geldiği belli olmayan bir paket alır.Paketin içinden Georges'un ailesiyle birlikte çekilmiş görüntülerinin olduğu bir video kaset çıkar.Yeni paketler geldikçe Georges bunu ciddi bir tehdit olarak görür ve kasetleri gönderen kişinin kendisini yakından tanıdığına karar verir.Geçmişi onu rahatsız etmektedir.



Düşüş – The Fall (2006)

Video klip ve reklamların usta yönetmeni Singh bu kez, sakat bir adam ile küçük bir kızın hastanede yaşadıkları olağandışı aşk hikâyesi ile karşımızda. Adam ve kız kendi aralarında, intikam peşindeki beş kahraman hakkında bir masal uydururlar: Maskeli bir kabadayı, Afrikalı kaçak bir köle, Hintli bir mistik, İtalyan bir anarşist ve bir doğabilimci, ıssız bir adaya sürgün edilmişlerdir. Düşüş, akıl almaz sahnelerin rengârenk canlandırma planlarıyla harmanlandığı son dönem filmler arasında, izleyiciyi görselliğiyle yakalayacak, akıllardan kolay silinmeyecek bir yapıt.



Koş Lola Koş – Run Lola Run – Lola Rennt (1998)

Birbirlerine büyük bir tutkuyla aşık olan Lola ve Manni Berlin'de yaşayan iki genç sevgilidir. Bir çete için bazı işler yapan Manni, metroda giderken içinde yüksek miktarda para olan çantayı kaybeder. Parayı bulmak ve çetenin patronuna vermek için sadece 20 dakikası vardır. Bu süre içinde parayı bulamazsa hayatını kaybedecektir. Hemen Lola'ya telefon eder ve durumunu anlatır. Böylece Lola parayı bir şekilde bulmak için koşmaya başlar...



Kiss Kiss Bang Bang (2005)

İlk olarak Cannes’da yarışma dışı bölümde izleyicilerle buluşan ve izleyenleri kahkahaya boğan “Kiss, Kiss, Bang, Bang”, ufak hırsızlıklarla geçinen Harry’nin kendini bir cinayet soruşturmasının ortasında buluvermesi çevresinde gelişiyor. Bir tesadüf sonucunda dedektif rolü üstleneceği bir filmin oyuncu seçmeleri için Hollywood’a giden Harry, burada ‘Eşcinsel Perry’ diye tanınan gerçek bir dedektifle beraber alıştırmalar yapmaya başlar. İşin içine lise aşkı Harmony de girince, işler bir anda karışır ve bu tuhaf üçlü, kendilerini gerçek bir cinayet esrarının ve kovalamacalarla dolu bir maceranın ortasında bulurlar...



Arkadaş – Our Friend (2019)

The Friend, ömrünün son zamanlarını yaşayan arkadaşına destek olmaya çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Nicole’ün yaşamak için sadece altı ayı kalmıştır. Hastalığı nedeniyle karısının öleceğini öğrenen Matthew, büyük bir yıkıma uğrar. Onları bu zorlu dönemlerinde yalnız bırakmak istemeyen Matthew’ın en yakın arkadaşı, destek olabilmek için çiftin evine taşınmaya karar verir. Arkadaşlarının eve taşınmasının etkisi ise, onların hayal ettiklerinden de fazla olur.



En İyi Teklif – La migliore offerta (2013)

İtalya'nın en tanınmış müzayede şirketlerinden birinin sahibi olan Virgil Oldman (Geoffrey Rush), antika alanının en iyilerinden olmasının yanı sıra çok değerli bir kişisel koleksiyona sahiptir. Ancak günün birinde Claire Ibbetson (Sylvia Hoeks) adında genç ve çok zengin, ancak oldukça tuhaf davranışları olan bir kadının, evindeki antikaları Virgil aracılığıyla satmak istemesi sonucu hayatı değişir. Claire'i daha yakından tanımak isteyen Virgil'in en büyük yardımcısı, genç bir saat tamircisi olan Robert (Jim Sturgess) olacaktır.

Devlet Oyunları – State of Play (2009)

Amerikan Kongresi’nin yakışıklı, soğukkanlı ve temkinli üyesi Stephen Collins (Ben Affleck), bağlı olduğu siyasi partinin geleceğini temsil eder. Savunma harcamalarını denetleyen komitenin başkanlığı gibi onurlu bir görevi vardır. Yaklaşan başkanlık seçimleri için partisinde tüm gözler onun üzerine çevrilmiştir. Onun araştırma asistanının ve metresinin vahşice öldürülmesi üzerine o güne kadar derinlerde bir yerde gömülü duran sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlarAraştırmacı gazeteci McCaffrey’nin bu olaya ilgi duymasının iki sebebi vardır. Birincisi Collins onun eski arkadaşıdır, ikinci sebebi ise acımasız editörü Cameron’dan (Oscar ödüllü Helen Mirren) bu olayı araştırma görevi almıştır. Gazeteci, katilin kimliği üzerindeki esrar perdesini kaldırmaya yaklaştıkça ülkenin güç dengelerini sarsacak bir tehdit oluşturmaya başlar.Sahte doktorların ve yozlaşmış zengin politikacıların var olduğu bir kentte çok önemli bir gerçeği öğrenecektir: Milyar dolarlar tehlikeye girmişse hiç kimsenin sadakati, güvenirliliği, sevgisi ve hayatı güvence altında değildir.

Palyaçolar – I Clowns (1970)

Fellini’nin sirke ve gerçeküstüne duyduğu büyük ilgi, son başyapıtlarından biri olan Palyaçolar’da gün ışığına çıktı. Film Fellini’nin çocukluğunda palyaçolarla ilgili saplantısını yansıtıyor ve küçük bir çocuğun, odasının penceresinden, kurulmakta olan bir sirki izlemesiyle başlıyor. Her ne kadar komik olsa ve “belgesel komedi” olarak adlandırılsa da, bu film otorite, yoksulluk, tevazu ve kibir gibi daha derin insanlık durumlarını inceler, bunların tümü de yörenin seks delisi berduşu, cüce bir rahibe ve sakat bir Mussolini destekçisi gibi karakterler olan palyaçolar aracılığıyla verilir. Ardından, Fellini’nin gençliğindeki bu palyaçoları Paris’te aramaya koyulup başlarına neler geldiğini öğrenmeye çalışmasıyla film, anlatıdan ve düşsel havasından uzaklaşıp daha belgesele yakın bir yaklaşım benimser.