Vurun Kahpeye (1964)

Ülkenin işgal altında olduğu sırada, öğretmen okulundan yeni mezun olmuş İstanbullu idealist Aliye öğretmen, bir Anadolu kasabasına atanır. Kasabayı benimseyeceğine, çocuklara bir ışık, bir anne olacağına ve hiçbir şeyden korkmayacağına dair söz veren genç öğretmen, Milli Mücadeleye destek olur ve çeşitli faaliyetlere katılır.Bunu tasvip etmeyen yobaz Haccı Fettah, din ve namusu bahane ederek Aliye’ye iftira atar, tüm kasaba ona inanır ve genç öğretmen idealleri, savunduğu düşünce uğruna linç edilir.



Canikom (1979)

Yakışıklı ve çapkın bir genç olan Fikret (Cüneyt Arkın), babasının şirketinde genel müdür olarak çalıştığı, sevmediği, ama parası için evleneceği Serap’la (Hülya Yiğitalp) nişanlıdır. Yatıyla gittiği Şile’de, çekim için gelmiş manken Bahar’la (Gülşen Bubikoğlu) neden olduğu bir deniz kazası sonucu tanışır. Bu kaza ikisi arasında sıcak bir ilişkinin de başlangıcı olur. Ama kıskanç Serap Fikret’i bulur ve aniden eve dönerler. Bahar ise iş için İstanbul’a döndüğünde Fikret’in yardımcısı Selim’le birlikte olan teyzesinin, Fikret’in ve Bahar’ın telefon trafiği karışınca kavgalar başlar. Fikret telefon hattının karıştığı kızın Bahar olduğunu anlayınca sesini değiştirip arkadaşı imiş gibi Fikret’in onu çok sevdiğini açıklar. Barışırlar. Fikret Serap’tan ayrılır ve Bahar’la evlilik hazırlığına başlar. Serap ise intihar girişiminde bulunur. Fikret iş gezisi bahanesi ile Serap’ı alır bir otele yerleştirir. Bahar bir arkadaşının ihbarı ile oteli basar ve Serap’ı göndermezse Fikret’i vuracağını söyler. Her dakika peşinde olduğu için Fikret korkudan Serap’a yaklaşamaz. Selim ise sarhoş olduğu bir gün Saadet’e Fikret’in arkadaşı olduğunu sandığı kişinin aslında Fikret olduğunu söyler. Telefon foyası ortaya Fikret’i bu kez Bahar telefonda genç ve yakışıklı birinin onunla ilgilendiğini söyleyerek kızdırır. Fikret’ten ayrılıp “sahte” bir sevgili ile görünür, sağda solda da onunla evleneceği yalanını yayar. Üzülen Fikret, Serap’tan kesinlikle ayrılır ve işinden istifa eder. Selim’le birlikte sarhoş olup evi basarlar. Bahar, onun daha fazla üzülmesine dayanamaz. İki sevgili sonsuza dek birleşirler…

Saffet Beni Affet (1976)

Film, bir şerbetçiyken azim ve çalışkanlığıyla çok zengin bir fabrikatör olan Saffet’in kadınlarla yaşadıklarını konu edinir. Beş kuruşsuz bir şekilde köyünden İstanbul’a gelen Saffet, bir yerde çırak olarak işe başlar. Burada biriktirdiği parayla bir şerbet arabası alır ve şerbet satmaya başlar. Sonra bir dükkân ve ardından meyve suyu üreten bir fabrika zincirine sahip olur. Saffet, çok zengin olmasına rağmen mutsuz bir hayat sürdürmektedir. Bu mutsuzluğunu giderebilmek için üç evlilik yapar. Birbirinden çok farklı bu üç kadın, Saffet için hayatı âdeta bir işkence hâline getirecektir.