Ateş Böceği (1975)

Genç işportacı günün birinde müşterisini çarpan adamı yakalayınca satışlardan daha çok para kazanır. Bu olay ona müşteriyi avlamak için yeni yollar denemesini sağlar. İşbirliği yaptığı yankesici kız onun kısa yoldan para kazanmasına sebep olacaktır.

Genç işportacı günün birinde müşterisini çarpan adamı yakalayınca satışlardan daha çok para kazanır. Bu olay ona müşteriyi avlamak için yeni yollar denemesini sağlar. İşbirliği yaptığı yankesici kız onun kısa yoldan para kazanmasına sebep olacaktır.

Evcilik Oyunu (1975)

Doğuştan beşik kertmesi nişanlı olan ama birbirlerini hiç tanımayan iki genç, babalarınca evlendirilmek istenince önce bunu istemez ve birbirlerine karşı oyun oynarlar ama gelişen olaylar sırasında aşık olup, sonunda kesin olarak birleşirler.

Taşı Toprağı Altın Şehir (1978)

Ökkeş Uyanık (Levent Kırca), eşi Fatma (Ayşegül Atik), oğlu Mehmet ve kardeşi Cemal ile köyde yaşamaktadır. Yıllarca birikim yapıp, İstanbul’da kendilerine bir traktör alırlar ve taksit parasını biriktirmek için çalışmaya başlarlar. Ökkeş, İdris’in (Hüseyin Baradan) yanında hamallık yapar. Fatma bir bar kadınının evinde hizmetçidir. Okula yazdıramadıkları Mehmet kahveye çırak olur. Cemal inşaatta çalışır. Fatma’nın patronu ona şehir kıyafetleri alır. Ökkeş bundan hoşlanmaz. Mehmet daha fazla para kazanmak için gizlice kaçak sigara satmaya başlar. Cemal ise patronunun gözüne girmiş, en iyi adamı olmuştur. Biriktirdikleri parayla traktörü almaya giderler. Ama zam gelmiş ve daha da borçlanmışlardır. Tekrar birikim yapmaları gerekir. Bu arada Ökkeş işten atılır. Meyva satmaya başlar. Mehmet sigara satarken yakalanır. Ökkeş oğlunu zorla karakoldan kurtarır. Fatma’yı ise patronu bara götürmüş, genç kadın sarkıntılıktan güç kurtulmuştur. Cemal’in patronu ise kaçakçıdır ve polis baskınında Cemal ölür. Mehmet arkadaşını bıçaklayıp hapse düşer. Tüm bu olumsuz ortama karşın Ökkeş traktörünü alır. Trafik şubesinden çıktığında traktörün çalındığını görür. Eve döndüğünde Fatma’nın yabancı bir adamla gidişine tanık olur. Ailede bir tek Ökkeş bozulmadan kalmış ama, İstanbul’un hiç de sandığı gibi taşı toprağı altın bir kent olmadığını acı bir şekilde anlamıştır…