Sevinç Gözyaşları (1965)

Ayhan, küçük yaşta yetim kalır. Babasının hizmetkârlığını yaptığı Hulusi Paşa'nın yardımlarıyla tahsiline devam eder. Eğitimini tamamlayıp mühendis olan Ayhan, beraber büyüdüğü Selma'yla evlenmek ister. Bu sırada Selim, Paşa'nın kızı Filiz'le zenginliğinden faydalanmak için nişanlanır. Bir süre sonra Hulusi Paşa, Ayhan'a ve Selim'e iflas ettiğini açıklar. Bunun üzerine Selim kızdan ayrılır fakat Filiz bu ilişkiden hamile kalmıştır. Durumu öğrenince kalp krizi geçiren Hulusi Paşa, kendisini bu durumdan kurtarması için Ayhan'ı kullanmak isteyecektir.

Fatoş Talihsiz Yavru (1970)

Filmde, küçük bir çocuğun hayatta kalma mücadelesi anlatılır. Küçük Fatoş’un babası o çok küçükken ölmüştür. Annesi, kendisine ve çocuğuna bakabilmek için Turgut’la evlenmiştir. Turgut zalim bir adamdır. Hasta kadını ve çocuğunu çalıştırıp varlarını yoklarını ellerinden almaktadır. Sokakta Gariban’la tanışan Fatoş, onunla birlikte şeker satmaya başlar. Ancak annesi çok hastadır. Turgut’un kötü muamelesi kadının hastalığını iyice artırmıştır. Evden kovulduklarında sokakta kalmışlardır. Anne kız yalnızlardır artık. Gariban’dan başka kimseleri yoktur.

Yumurcağın Tatlı Rüyaları (1971)

Annesinin ölümünden sonra babası da işlemediği bir suç yüzünden hapse düşünce, Yumurcak (İlker İnanoğlu) kendine bakmak ve hayatını kazanmak zorunda kalır. Tek can yoldaşı köpeği Kahraman’dır. Bir gün mahallenin karpuzcusu Ali Dayı’ya yardım ederken, zengin bir kadın olan Selma’nın (Filiz Akın) çalınan cüzdanını köpeği ile hırsızı yakalayıp evinde geri verir. Orada kendisine çok benzeyen bir resim görüp şaşırır. Selma da bu benzerliğe çok şaşırmıştır. Resimdeki çocuğun oğlu olduğunu, ama öldüğünü söyler. Yumurcak’tan yanında kalıp oğlu olmasını ister. Böylece sevimli ve akıllı Yumurcak’ın yaşamında yeni bir dönem başlar. Cezası bitip tahliye olunca ilk işi Yumurcak’ı bulmak olan Nihat, (Ediz Hun) oğlunun zengin ve mutlu hayatını bozmak istemez. Gerçek kimliğini saklar ve Yumurcak’ın özel şoförü ve en iyi dostu olur. Ama çevrede kötü adamlarda vardır. Babasının bir düşmanı ve annesinin kıskanç eski nişanlısı birlik olup Yumurcak’ı kaçırırlar. Nihat’tan da Selma’nın kasasını soymasını isterler. Aksi halde her şeyi anlatacaklarını söylerler. Yumurcak “en iyi dostu”nun çete reisi olduğunu sanır. Nihat, Selma’ya gerçeği itiraf eder. Birlikte fidyecilerin peşine düşerler. Ve sonunda Yumurcak, kendisini koruyup yaşamını kurtarmaya çalışan Nihat’ın aslında babası olduğunu öğrenir. Bu gerçek, Yumurcak’ın küçücük yüreği için gelecek güzel günlerin müjdecisi anlamına gelmektedir.

Canikom (1979)

Yakışıklı ve çapkın bir genç olan Fikret (Cüneyt Arkın), babasının şirketinde genel müdür olarak çalıştığı, sevmediği, ama parası için evleneceği Serap’la (Hülya Yiğitalp) nişanlıdır. Yatıyla gittiği Şile’de, çekim için gelmiş manken Bahar’la (Gülşen Bubikoğlu) neden olduğu bir deniz kazası sonucu tanışır. Bu kaza ikisi arasında sıcak bir ilişkinin de başlangıcı olur. Ama kıskanç Serap Fikret’i bulur ve aniden eve dönerler. Bahar ise iş için İstanbul’a döndüğünde Fikret’in yardımcısı Selim’le birlikte olan teyzesinin, Fikret’in ve Bahar’ın telefon trafiği karışınca kavgalar başlar. Fikret telefon hattının karıştığı kızın Bahar olduğunu anlayınca sesini değiştirip arkadaşı imiş gibi Fikret’in onu çok sevdiğini açıklar. Barışırlar. Fikret Serap’tan ayrılır ve Bahar’la evlilik hazırlığına başlar. Serap ise intihar girişiminde bulunur. Fikret iş gezisi bahanesi ile Serap’ı alır bir otele yerleştirir. Bahar bir arkadaşının ihbarı ile oteli basar ve Serap’ı göndermezse Fikret’i vuracağını söyler. Her dakika peşinde olduğu için Fikret korkudan Serap’a yaklaşamaz. Selim ise sarhoş olduğu bir gün Saadet’e Fikret’in arkadaşı olduğunu sandığı kişinin aslında Fikret olduğunu söyler. Telefon foyası ortaya Fikret’i bu kez Bahar telefonda genç ve yakışıklı birinin onunla ilgilendiğini söyleyerek kızdırır. Fikret’ten ayrılıp “sahte” bir sevgili ile görünür, sağda solda da onunla evleneceği yalanını yayar. Üzülen Fikret, Serap’tan kesinlikle ayrılır ve işinden istifa eder. Selim’le birlikte sarhoş olup evi basarlar. Bahar, onun daha fazla üzülmesine dayanamaz. İki sevgili sonsuza dek birleşirler…

Evcilik Oyunu (1975)

Doğuştan beşik kertmesi nişanlı olan ama birbirlerini hiç tanımayan iki genç, babalarınca evlendirilmek istenince önce bunu istemez ve birbirlerine karşı oyun oynarlar ama gelişen olaylar sırasında aşık olup, sonunda kesin olarak birleşirler.