Leydi ile Sokak Köpeği – Lady and the Tramp (1955)

Lady And The Tramp büyük ihtimal Beauty And The Beast 'ten önceki en güzel aşk filmidir.Jazz sanatçılarında Peggy Lee 'nin He Is A Tramp ,Si-Am Song şarkısı iel hafızamıza kazınmış.Ama ondan önce Bella Note ile hafızamıza yer edinmiş güzel bir Disney Klasiği.Bence İtalyan Restoranları Lady And The Tramp'in Bella Note'sine borçlu.Spagetti satışlarını arttırdğı için ticari bir amaç da gütmüşdür belki.Film şu sözlerle "İn the whole history of the world there is but one thing that money can not buy... to wit-the wag of a dog's tail" Josh Billings So it is to all dogs-be thet Ladies or Tramps that this picture is respectfully dedicated -. başlar ve eğer dikkatli ,çocuk filmi olmadan izlersiniz sözleri gayet iyi anlarsınız.

Dünyalar Hâkimi – The World in His Arms (1952)

Kaptan Clarck kürk ticareti yapmaktadır. Hızla gelişen olaylardan sonra Ruslarla arası iyice bozulmuştur. Sonunda Alaska’yı satın alıp daha rahat iş yapmak ister ama tam o günlerde bir Rus kontesiyle tanışır. İşini sürdürme konusunda sorunları olan ve para bulmaya çalışan kaptanla güzel kontes arasındaki ilişkiler yeni gelişmelere yol açar.



Öfkeli Kızıl Gezegen – The Angry Red Planet (1959)

4 kişilik bir ekiple yola çıkan uzay gemisi, Mars’tan Dünya’ya geri döner. İlk başta uzayda kayboldukları düşünülen ekiple daha iletişim sağlanır ve uzay aracı dünyaya iner.Fakat iki eksikle geri dönerler; Dr.Iris Ryan (Naura Hayden) ve Col.Tom O’Bannion (Gerald Mohr). Filmin çoğunluğu ekibin Mars’ta yaşadıklarını gösteren flashbacklerle geçiyor. Mars’ta hayata dair izler ararken karşılaştıkları yaratıklar ve bunlarla aralarında geçen mücadelelere bol bol bu flashbacklerde rastlıyoruz.



Mavi Boncuk (1958)

Film 17 Nisan 2017 tarihi itibarıyle Youtube'a yüklenmiş. Çok özel bir film olacak ki internet üzerinden film satan bir firma filmi 2000 TL/dan satıyor. İzlemek isteyenlere duyurmuş olayım. Filmde 26 yaşında gencecik bir Ekrem Bora ile ilk defa bi r filmde oynayan Peri-Han ve devrin Pişkin Teyze'si Halide Pişkin'i yine gençlik zamanlarındaki Hüseyin Peyda'yı izleyeceksiniz. Üstelik İstanbul sokaklarının plato olarak kullanıldığı 1950' li Yılların İstanbul'unu Bu özellikleri dolayısıyle filmin değerli olduğunu düşünüyorum. İyi Seyirler...



Sunset Bulvarı – Sunset Blvd. (1950)

Film genç senarist Joe Gillis'in bir havuzda kanlar içinde yüzüstü yatarken görüntüsü eşliğinde, anlatıcı Joe'nun bizi altı ay öncesine götürmesiyle açılır. Yazdığı senaryoları satamadığı ve kimseden ödünç para bulamadığı için maddi durumu kötüleşen Joe'nun başı eski borçlarıyla derttedir. Arabasını borçlarına karşılık geri almak isteyen alacaklılarından kaçarken Sunset Bulvarı'ndaki bir eve sığınır. Evin sahibi sessiz filmler zamanının ünlü aktrislerinden Norma Desmond'dır. Eski ününü hemen geri kazanabileceğini sanan Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına geri dönmeye hazırlanmaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyleyince Norma onun evde yaşamasına izin verir, ve bir süre sonra ona aşık olur...



Harikalar Sirki – The Greatest Show on Earth (1952)

Dünyanın en büyük sirkinin patronu Brad Bailey, trapez kralı muhteşem Sebastian'ı kadrosuna alarak uzun bir turneye çıkar. Trapezci Holly, Brad'in sevgilisidir ve Sebastian da Holly'den hoşlanmaktadır. Holly'i elde etmek için Sebastian ile Brad arasında amansız bir rekabet başlar.



İntikam Kanunu – The Man from Laramie (1955)

Kardeşinin ölümünün ardındaki gerçekleri araştıran Will Lockhart (Stewart), kör olmak üzere olan, çok sevdiği oğlu (Alex Nicol) sadistçe eğilimler gösteren zengin bir çiftlik sahibinin (Donald Crisp) Kral Learvari aile ilişkilerine bulaşır. Nicol’un, adamlarına Stewart’ı yakalatıp bir yaranın diyeti olarak kahramanın eline kısa mesafeden ateş eder.Kâhya Vic Hansbro (Arthur Kennedy), mertlikte esas kahramana neredeyse denktir ama çiftliklerini yönettiği, ne var ki isyancı Apaçilere tüfek satmak gibi kirli bir işe bulaştığı için asla varisi olamayacağı ailenin kendisine içerlemesiyle onun düşmanı olur.



Beden Kemiricilerin İstilası – Invasion Of The Body Snatchers (1956)

Kaliforniya'nın küçük bir yerleşimi olan Santa Mira'nın sakinleri, bir süredir yakınlarının tuhaf davranışlar göstermesinden şikayetçidir. Doktor Miles Bennell olayı soğukkanlılıkla araştırmaya başlar. Mantıklı bir adam olan doktorun ilk başlardaki kuşkucu tavırları, kaçınılmaz gerçeğe yaklaştıkça yerini panik ve dehşete bırakır. Zira tüm işaretler, uzak bir gezegenden gelen bitkisel bir takım istilacıların, insanların vücutlarını yok ederek onların yerini almaya başladığını göstermektedir. Santa Miralıların çoğu uykudayken, uzaylı taklitleriyle değiştirilmektedirler. Üstelik artık uzaylılar çoğunlukta olduklarından, kimin gerçek kimin taklit olduğunu anlamanın mümkün olmadığı bir kaos başlamıştır. İnsanlık için hiç umut yoktur...