Navaron’un Topları – The Guns of Navarone (1961)

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair Maclean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.



Çılgınlar Kraliçesi – Breakfast at Tiffany’s (1961)

New York Sosyetesinin renkli simalarından Holly, yan dairesine taşınan genç bir adama ilgi duymaya başlar. Holly aslında canı istediği her erkeği kendisine aşık edebilen bir kadındır. Gönlünce geçirdiği gecelerin sabahında mücevher dükkanı Tiffany vitrini önünde kahvaltısını yapar. Bu hep böyle yaşanır. Yalnız bir sabah işte bu genç adam Paul Varjak ortaya çıkar ve bu kez bir duygusallık oturuverir Holly’nin gündemine. Bu zamanla platonik bir aşka dönüşür. Film Truman Capote’nin romanından uyarlanmıştır.



Gündüz İnsan, Gece Kurt – The Curse of the Werewolf (1961)

Dilsiz bir kadını tecavüzle hamile bırakan bir dilencinin oğlu lanetlenip kurtadam olarak dünyaya gelir. çocuğun annesi, babası ve köyün rahibi bundan haberdardır ve bu laneti gidermenin yolunu aramaktadırlar.buldukları yol başlarda başarılı olsa da lanet etkisini tekrar gösterecektir..