Rüzgârın Sesi – The Wind And The Lion (1975)

Theodore Roosevelt'in 1933'deki ABD başkanlık seçimini henüz kazandığı dönemde Fas'ta Eden Perdicaris (Candice Bergen) adlı Amerikalı bir kadın ile 2 çocuğu kaçırılır. Kadını kaçıran, Mulai Ahmed er-Resuli (Sean Connery) adlı bir Berberi kabile şefidir. O sıralar Fas krallığını aralarında paylaşmış olan Fransız, İngiliz ve Almanlar bu kaçırma hadisesinden rahatsız olurlar. Çünkü bu olayı milli bir onur meselesi haline dönüştüren Roosevelt'in Fas'a asker göndererek, oradaki pastaya ortak olmasından çekinmektedirler. Gerek dağlarda gerekse çölde göçebe gibi dolaşan Berberi şefin izi bir türlü bulunamayınca, Resuli'nin yeğeni olan Fas sultanından yardım alma ihtiyacı hissedilir. Diğer taraftan, aradan geçen uzun süre içinde Bayan Perdicaris ile çocukları ise Resuli'nin yaşam biçimine alışacak, kaçırma olayı giderek gönüllü bir rehinelik olgusuna dönüşecektir.



Emmanuelle: Bir Kadının Sevinçleri – Emmanuelle: L’antivierge (1975)

Emmanuelle, iki aylık ayrılıktan sonra Hong Kong’a, kocası Jean’ın yanına gider. Birbirlerini ilk gördükleri anda, ikisinin de birtakım sırları olduğu açığa çıkar. Ve yaşadıkları maceraları, birbirlerine anlatma konusunda anlaşırlar. Bu arada Jean, kısa bir süre için arkadaşı Christopher’ı evine konuk eder. Emmanuelle ise, bu adam sayesinde şehrin en kötü mahallesi olan ‘Jade’in Bahçesi’ni keşfeder. Katıldıkları bir davette Emmanuelle, hoş, gizemli ve başta vahşice davranan Anna-Maria ile tanışır.



Emmanuelle: Bir Kadının Sevinçleri (1975)

Emmanuelle, iki aylık ayrılıktan sonra Hong Kong’a, kocası Jean’ın yanına gider. Birbirlerini ilk gördükleri anda, ikisinin de birtakım sırları olduğu açığa çıkar. Ve yaşadıkları maceraları, birbirlerine anlatma konusunda anlaşırlar. Bu arada Jean, kısa bir süre için arkadaşı Christopher’ı evine konuk eder. Emmanuelle ise, bu adam sayesinde şehrin en kötü mahallesi olan ‘Jade’in Bahçesi’ni keşfeder. Katıldıkları bir davette Emmanuelle, hoş, gizemli ve başta vahşice davranan Anna-Maria ile tanışır.



Ateş Böceği (1975)

Genç işportacı günün birinde müşterisini çarpan adamı yakalayınca satışlardan daha çok para kazanır. Bu olay ona müşteriyi avlamak için yeni yollar denemesini sağlar. İşbirliği yaptığı yankesici kız onun kısa yoldan para kazanmasına sebep olacaktır.

Genç işportacı günün birinde müşterisini çarpan adamı yakalayınca satışlardan daha çok para kazanır. Bu olay ona müşteriyi avlamak için yeni yollar denemesini sağlar. İşbirliği yaptığı yankesici kız onun kısa yoldan para kazanmasına sebep olacaktır.

Guguk Kuşu – One Flew Over the Cuckoo’s Nest (1975)

Eyalet Akıl Hastaesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy (Jack Nicholson), damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini 'kaçıklar' olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Ve hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy Dünya Kupası maçları oynanırken, yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz. Bu, savaş demektir! Bir tarafta McMurphy vardır. Diğer tarafta ise, sinema tarihinin en soğuk ve canavar ruhlu karakterlerinden Hemşire Ratched (Louise Fletcher) vardır. Ortada ise, koğuştaki herkesin kaderi. Ken Kesey'in en çok satanlar listesindeki romanından uyarlanan Guguk Kuşu, 1975'te beş ana Akademi Ödülü'nü kazandı.

Evcilik Oyunu (1975)

Doğuştan beşik kertmesi nişanlı olan ama birbirlerini hiç tanımayan iki genç, babalarınca evlendirilmek istenince önce bunu istemez ve birbirlerine karşı oyun oynarlar ama gelişen olaylar sırasında aşık olup, sonunda kesin olarak birleşirler.