41 Kişilik Dans – El baile de los 41 (2020)

El baile de los 41, Mexico City’de bir eve düzenlenen baskına odaklanılıyor. Baskında birçok erkek kadın kıyafetleri giymiş olarak yakalanır. Hükümetin bu olayın üzerini örtmek istemektedir. Ancak basın olayı kamuoyuna açıklamak için çabalar çünkü baskında yakalananlar toplumun üst kısmına mensup insanlardır.



Bizim Çağımız – Nuestro tiempo – Our Time (2018)

Varoluşçu filmleri ile tanınan Meksikalı yönetmen Carlos Reygadas, son projesi Our Time’da karakterler irdelemelerine sadık kalarak kendi çizgisinde ilerlemeye devam ettiğni gösteriyor. Reygadas’ın kendisinin canlandırdığı karakter Juan ve eşi Esther’in beraber işlettikleri boğa çiftliğine Amerikalı at yetiştiricisi Phil’in gelmesi ile çift aşk ve sadakat bağlamında evliliklerini gözden geçirir. Açık bir evlilik yürütmelerine rağmen eşinin Phil ile ilişkisi Juan’ın içinde kıskançlık ile beraber başka duyguları da uyandırırken üçlünün arasındaki iletişim eksikliği büyük bir probleme işaret eder. Bir kadının benliğini tanıma hikayesinin ataerkil bir kendini tatmin etme yarışına dönüşmesinin getirdiği gerginlik, modern zamanın beklentileri çerçevesinde maskülenliğin kanıdı ihtiyacına dönüşümünü gösteriyor ve filmin temposunu belirleyen ana nokta oluyor.



Cadılar – The Witches (2020)

Roald Dahl’ın klasikleşen romanı The Witches'dan uyarlanan filmde, 1960’lı yıllarda Amerika’nın güneyinde anne babasının ölümünün ardından büyük annesiyle yaşamaya başlayan yedi yaşında bir çocuğun, cadıların aslında gerçek olduğunu öğrenmesiyle başından geçenler anlatılmaktadır.

Müze – Museo (2018)

1985 yılında, veterinerlik bölümünden mezun olamamış, 30'lu yaşlarına gelmelerine rağmen halen bir baltaya sap olamamış Juan Nuñez (Gael García Bernal) ve Benjamin Wilson (Leonardo Ortizgris) hayatlarını anlamlı kılmak için daha önce hiç denenmemiş bir işe girişirler. Mexico City'deki Antropoloji Müzesi'nde bulunan çok değerli parçaları, Noel gecesi çalmayı başarırlar. Bu olay ülkede büyük infial yaratır ve iki kafadar, Meksika devletinin aradığı en önemli iki kişi haline gelince kaçmak zorunda kalır.



Yetimhane – The Orphanage – El orfanato (2007)

Juan Antonio Bayona’nın yönettiği ve Belen Rueda, Fernando Cayo, Roger Princep ile Geraldine Chaplin’in oynadığı Yetimhane, Laura'nın öyküsünü anlatıyor. Laura, çocukluğuna dair en mutlu günlerini deniz kenarındaki bir yetimhanede geçirmiştir. Yetimhanenin çalışanları ve Laura'nın birlikte büyüdüğü arkadaşları ona her zaman ilgi ve sevgi göstermişlerdir. 30 yıl sonra Laura, kocası Carlos ve 7 yaşındaki oğlu Simon'la, çok güzel yıllar geçirdiği yetimhaneye geri döner. Hayali, uzun süredir kapalı olan yetimhaneyi restore ettirip engelli ve hasta çocuklar için bir yaşam alanı haline getirmektir. Bu yeni evlerindeki gizemli atmosfer, küçük Simon'ın hayalgücünü fazlasıyla canlandırır. Küçük çocuk kafasında hayali hikâyeler canlandırmaya ve çok da masumane olmayan oyunlar oynamaya başlar. Simon'un görünmez arkadaşları gün geçtikçe artınca, Laura da oğlunun başlangıçta önemsemediği bu yeni alışkanlığının etkisine girer. Simon'un bu ilginç dünyası, Laura'nın uzun süredir unutulmuş olan, tedirgin edici çocukluk hatıralarıyla yüzleşmesine yol açacaktır. Bugüne dek, Goya ve Barcelona Film Ödülleri de dahil olmak üzere pek çok festivalden farklı dallarda 29 ödül kazanan "Yetimhane", 27. İstanbul Film Festivali'nde de gösterilmişti.