Canikom (1979)

Yakışıklı ve çapkın bir genç olan Fikret (Cüneyt Arkın), babasının şirketinde genel müdür olarak çalıştığı, sevmediği, ama parası için evleneceği Serap’la (Hülya Yiğitalp) nişanlıdır. Yatıyla gittiği Şile’de, çekim için gelmiş manken Bahar’la (Gülşen Bubikoğlu) neden olduğu bir deniz kazası sonucu tanışır. Bu kaza ikisi arasında sıcak bir ilişkinin de başlangıcı olur. Ama kıskanç Serap Fikret’i bulur ve aniden eve dönerler. Bahar ise iş için İstanbul’a döndüğünde Fikret’in yardımcısı Selim’le birlikte olan teyzesinin, Fikret’in ve Bahar’ın telefon trafiği karışınca kavgalar başlar. Fikret telefon hattının karıştığı kızın Bahar olduğunu anlayınca sesini değiştirip arkadaşı imiş gibi Fikret’in onu çok sevdiğini açıklar. Barışırlar. Fikret Serap’tan ayrılır ve Bahar’la evlilik hazırlığına başlar. Serap ise intihar girişiminde bulunur. Fikret iş gezisi bahanesi ile Serap’ı alır bir otele yerleştirir. Bahar bir arkadaşının ihbarı ile oteli basar ve Serap’ı göndermezse Fikret’i vuracağını söyler. Her dakika peşinde olduğu için Fikret korkudan Serap’a yaklaşamaz. Selim ise sarhoş olduğu bir gün Saadet’e Fikret’in arkadaşı olduğunu sandığı kişinin aslında Fikret olduğunu söyler. Telefon foyası ortaya Fikret’i bu kez Bahar telefonda genç ve yakışıklı birinin onunla ilgilendiğini söyleyerek kızdırır. Fikret’ten ayrılıp “sahte” bir sevgili ile görünür, sağda solda da onunla evleneceği yalanını yayar. Üzülen Fikret, Serap’tan kesinlikle ayrılır ve işinden istifa eder. Selim’le birlikte sarhoş olup evi basarlar. Bahar, onun daha fazla üzülmesine dayanamaz. İki sevgili sonsuza dek birleşirler…

Evcilik Oyunu (1975)

Doğuştan beşik kertmesi nişanlı olan ama birbirlerini hiç tanımayan iki genç, babalarınca evlendirilmek istenince önce bunu istemez ve birbirlerine karşı oyun oynarlar ama gelişen olaylar sırasında aşık olup, sonunda kesin olarak birleşirler.

Taşı Toprağı Altın Şehir (1978)

Ökkeş Uyanık (Levent Kırca), eşi Fatma (Ayşegül Atik), oğlu Mehmet ve kardeşi Cemal ile köyde yaşamaktadır. Yıllarca birikim yapıp, İstanbul’da kendilerine bir traktör alırlar ve taksit parasını biriktirmek için çalışmaya başlarlar. Ökkeş, İdris’in (Hüseyin Baradan) yanında hamallık yapar. Fatma bir bar kadınının evinde hizmetçidir. Okula yazdıramadıkları Mehmet kahveye çırak olur. Cemal inşaatta çalışır. Fatma’nın patronu ona şehir kıyafetleri alır. Ökkeş bundan hoşlanmaz. Mehmet daha fazla para kazanmak için gizlice kaçak sigara satmaya başlar. Cemal ise patronunun gözüne girmiş, en iyi adamı olmuştur. Biriktirdikleri parayla traktörü almaya giderler. Ama zam gelmiş ve daha da borçlanmışlardır. Tekrar birikim yapmaları gerekir. Bu arada Ökkeş işten atılır. Meyva satmaya başlar. Mehmet sigara satarken yakalanır. Ökkeş oğlunu zorla karakoldan kurtarır. Fatma’yı ise patronu bara götürmüş, genç kadın sarkıntılıktan güç kurtulmuştur. Cemal’in patronu ise kaçakçıdır ve polis baskınında Cemal ölür. Mehmet arkadaşını bıçaklayıp hapse düşer. Tüm bu olumsuz ortama karşın Ökkeş traktörünü alır. Trafik şubesinden çıktığında traktörün çalındığını görür. Eve döndüğünde Fatma’nın yabancı bir adamla gidişine tanık olur. Ailede bir tek Ökkeş bozulmadan kalmış ama, İstanbul’un hiç de sandığı gibi taşı toprağı altın bir kent olmadığını acı bir şekilde anlamıştır…