Adını Anmayacağım (1971)

Gül (Hülya Koçyiğit), ünlü bir şarkıcı iken hukukçu, genç ve yakışıklı bir yedek subay olan Engin'le (Cüneyt Arkın) evlenip evinin kadını olmuştur. Çıkan savaş nedeniyle Kore'ye giden Engin'in orada şehit olduğu haberi bir kız çocuğu doğuran Gül'ü perişan eder. Bir süre sonra kemancısı Cemil'in (Cihangir Gaffari) ısrarıyla tekrar sahneye çıkan Gül, gün geçtikçe daha çok içmeye başlamıştır. Cemil gizli duygular beslediği Gül'ün içkisine ilaç koyarak evine götürüp ona sahip olmak ister. Çantasını bırakıp kaçtığı evde Gül öldü sandığı Engin'le karşılaşır. Tam mutluluğa yeniden kavuştuklarını sandığı anda Cemil'in tacizleri buna engel olur...

Evcilik Oyunu (1988)

Filmde, bir fahişe ile bir mühendisin kısa süreliğine kesişen hayatları konu edilir. Orhan’ın çalıştığı ofiste mühendislerden birinin terfi alacağı konuşulmaktadır. Fakat bu terfide yalnızca çalışmalar değil yaşayış biçimi de önemlidir. Terfiyi alabilmek için karısıyla iyi geçinmeye çalışan Orhan, karısı Sibel’den umduğu karşılığı bulamaz. Anlaşmazlıkları her geçen gün artmaktadır. Sonunda Sibel, Orhan’ı terk eder. Bu duruma üzülen Orhan bir pavyonda bulur kendini. Burada Mehtap ile tanışır. Ertesi sabah aniden ziyarete gelen patron Orhan ve Mehtap’ı evli zanneder. İkili bir süreliğine de olsa evli hayatı yaşayacaktır.